7 Ağustos 2010 Cumartesi

TERK



Ağlama deli gönül elbet de de terk edileceksin,
Tekrar geri gelir diye çok bekleyeceksin..
Efkârlanıp bir şişe rakı içeceksin,
Sonsuzluğa karışıp gideceksin.


Belki bir gün güzel anıları anımsayacak,
El ele tutuşup sahilde koşturacak.
Karmaşık duyguların ezikliğin de kalmayacak,
Seni sislerin ardında mutsuz bırakacak






Susmak, geçmişi özleyerek..
İçim de saklamak isterim,
Nedenlerimi
Elemlerimi ve
Matemimi.!!!

Benhur Uçuk

29 Temmuz 2010 Perşembe

BEKLEYECEĞİM

Bekleyeceğim ben onu sonsuza dek,
Biliyorum gelsede yine terkedecek.
Bende ki bu hasret hiç bitmeyecek,
Belki de hiç bir zaman gelmeyecek.


Biliyorum bu aşk hüsranla bitecek,
Bitiren'de bir nebze üzülmeyecek.
Boşuna geçmiş günlerim diyecek,
Beni terk ederken sanırım birazda gülecek


BENHUR UÇUK

YALNIZ ADAM

Bu gece yine yapayalnız kaldım,
Belki gelirsin diye kapımı açık bırakdım.
Odamın duvarlarında gölgeni aradım,
Ne garip bir kader ki
Ömür boyu bu yalnızlığa,
...Bir çare bulamadım..

1 Temmuz 2010 Perşembe

Çoğu gitti azı kaldı,
Çoğunu hayat elimden aldı,
Bana bir şey kalmadı.
Geçmiş yıllardan..

Hayat benimle oynadı.
Aldığını yerine koymadı,
Çığlıklarımı kimse duymadı..
Bu hayat bana yaramadı.

Varsın bu hayat'da böyle bitsin.
Kaldıysa sevenlerim, beni işitsin,
Kalplerde ki buz kütlesi
Dilerim erisin erisin!!!

26 Haziran 2010 Cumartesi

BESLEDİĞİNİZ KURT

Cherokee kabilesinin yaşlılarından biri torunlarına eğitim
 veriyordu. Onlara dedi ki: İçimde bir savaş var. Korkunç bir
savaş. İki kurt arasında..

Bu kurtlardan birisi; Korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü,
pişmanlığı, açgözlülüğü, kibri, kendine acımayı, suçluluğu,
küskünlüğü, aşağılık duygusunu, yalanları,yapmacık gururu,
üstünlük taslamayı ve egoyu temsil ediyor.

Diğeri ise; Zevki, huzuru, sevgiyi, umudu paylaşmayı,
cömertliği,dinginliği, alçakgönüllülüğü, nezaketi,
yardımseverliliği, dostluğu,anlayışı, merhameti ve inancı
temsil ediyor.

Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer tüm insanların
içinde.. Çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika
düşündüler ve içlerinden biri büyük babasına,

"Hangi kurt kazanacak?" diye sordu.
Yaşlı Cherokee kısaca cevapladı.......
"BESLEDİĞİNİZ KURT".........

15 Haziran 2010 Salı

ÖZGÜR YAŞAM..

Yıllardır yalnızlığın içine gömülmüşlüğü terketme cesareti nasıl oluştu anlayamadım. Birdenbire kendimi güzel insanlar kalabalığında buldum. Yıllar öncesinin Benhur'u tekrar dünyaya geldi. Sevilen, aranan olmanın, mutluluğunu yaşamanın güzelliğin tadmak çok güzelmiş. Kendime ceza vermişim. Cezam bitti artık özgür olmanın mutluluğunu yaşayacağım bundan böyle.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Atatürkçü düşünce derneği.

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün düşüncelerini
toplumumuza öğretmek amacıyla oluşturulmuş, gerçek
Atatürkçü kişilerin içinde bulunduğu dernek.
Ülkemizin bu günkü durumuna bakacak olursak,
Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlarının kol gezdiğini görüyoruz.
Her kurumda örgütlenmiş durumdalar.

Atatürk hakkında karalama kampanyası
yapmakta olan bu kuklalar la ancak Atatürkçü
düşünce derneği bünyesinde birleşip ağızlarının payını
verebiliriz.

Atatürkün gençliğe hitabesindeki dahili bedhahlarla (kötülük isteyen)
mücadele, Türk gençliğinin birinci ve
asli görevi olmalıdır.

Atatürkü tanrılaştırdılar diyenler yanıt.

.Atatürk tanrılaştırılmadı.
Atatürk'ün yaptığı devrimleri içlerine sindiremeyenler,
Atatürk'e bir nefret oluşturma amacıyla böyle bir söylemi
milletimize empoze ediyorlar.

Bütün dünya milletlerinin
Atatürk hakkındaki söylemleri açık seçik ortada o bir
dahidir o türk milletinin çıkardığı en üstün insandır.
O kısa ömründe, büyük işler başarmış, büyük insana,
her Türküm diyen saygılıdır.

Saygı göstermeyen, sevmeyenlerinde olduğunu ne yazık ki
görüyoruz, okuyoruz.
İşte bunlar siz Atatürkü tanrılaştırdınız diyorlar. Amaçları
bellidir. O büyük insanı sevmeyenler ve hatta nefret
edenler şunu akıllarının bir köşesin de devamlı canlı
tutsunlar.

 Biz Atatürkü sevenler yeminliyiz, kanımızın son
 damlasına kadar, yaşamımızdaki son nefesimize kadar onu
 seveceğiz. Onun bu millet için öngördüğü idealleri canlı
 tutacağız ve hep tekrar edeceğiz ne mutlu Türküm diyene.
 bizleri araplaşmaktan kurtardığı için minnettarız sana
 büyük Atatürk.

9 Nisan 2010 Cuma

Gece

Kömür gibi kara kapkara bir gece, gökyüzü ise geceden de kara..
Sen ve ben..
Önümüzde karanlık bir gece üç saatlık uzuuun bir yol..
Neler konuştuk neleer!! Neler düşündük neler istedik.. Ve neler hayal ettik hatırlıyormusun? Hepsini teker teker hatırlıyorum ben. Afrikanın kuzey sahilleri ikimizi de cezbediyordu.Mısırdan başlayıp Libya, Tunus, Cezayir ,Fas ve Cebelitarık boğazını geçip Avrupaya geçmekti amacımız.

Bir arkadaşımız bize yardımcı olacağını yazmıştı. Ona gidiyorduk cebimizdeki son paramızla benzin alıp yola koyulmuştuk seninle.
Ne yazık ki benzinimiz  yetmedi sebebide sendin bu olayın. Haydi yürü bakalım bu soğukta bu yağmurlu  kapkara gece de üç saat yolu..Son paramızla bira sigara almasaydın şimdi bu kapkaranlık gecenin ortasın da sen ve ben yapayalnız sırılsıklam kapkara kalmazdık.

Sabaha karşı arkadaşımızın kapısını çalarken başını  omuzuma koymuş ayakta uyuyordun. O an seni ve bütün hatalarını affetim canım dostum benim..

Arkadaşımız uyku sersemi kapıyı açıp bizi karşısında o perişan halimizle görünce..
Ooo sabah kuşları hoş gelmişler ama boş gelmişler  ne oldu sizlere böyle arabanız nerde diye sorarken, sen onu itip  içeri koşarak  kanapeye kendini öyle bir attın ki arkandan biz gülmeye başlamıştık bile.

8 Nisan 2010 Perşembe

Bir Zamanlar.

Bir zamanlar,
Bu koca dünya'da.
El ele tutuşan
Vee
Kırlarda, bahçeler'de
Gezip dolaşan,
Sevişen, öpüşen..
Sen ve ben.


Şimdi mutfakta,
Sulu köfte yapıp
Yatak odamız'da
Yatıp,
Veee
Sevişerek
Çocuk
Üretip
İnsanlığa
Katkı sağlayarak
Yaşayıp gidiyoruz,
Bu koca dünyada.




Benhur Uçuk